İnternetin Seks Hali: Hornet ve Tinder’da Neler Oluyor?

Yıldız Tar

Sayı: 161, Sayfa: 42-44

“Dating app”ler çıkmazdan, akıllı telefonlar piyasayı ele geçirmezden evvel dahi benim koli maceralarım çoğunlukla internetten oluyordu. Hamamlara yetişememiş, parkların ise son demini yakalamış bir lubunya olarak biriyle koli kesebilmemin tek yolu internet kalıyordu. Sosyalleşip, iki bira içip, ortak arkadaşlarımız varsa onların yanında beğendiğim kişinin cinsel yönelim ya da cinsiyet kimliğini bilmeden “acaba yürüsem mi” diye düşünüp, öte yandan benden hoşlanıyorsa bile “adımız çıkar” endişesiyle karşılık vermeyebileceğini dert edip… Böylece uzayan bir liste ile uğraşmak yerine “gir Gabile’ye, bul birini, konuş, cam aç, takıl” ekolünden olunca ister istemez internet de bayağı seksi bir şeye dönüşüyor. Tabi internet kolisinin de kendine göre riskleri var. Çorlanmaktan öldürülmeye uzanan bir skala olsa da bir süre sonra kendine göre risk planları çıkartıp, o riskleri nasıl yöneteceğini öğreniyorsun. “En fazla şu olur, o olursa ben de kendimi şöyle korurum” cümleleri ile birlikte koli denen hadise dört başı mamur bir hazırlık sürecini gerektiriyor.

Gel zaman git zaman aplikasyonlar çıktı. Mantığı Gabile’ninki ile aynı ama daha teknolojik, daha kapsamlı, daha seksi. Tinder ve Hornet ister istemez hayatımın ortasına yerleşiverdi. Gerçi her ikisinden de önce Grindr vardı ama bir gün Grindr ülkemizde yasaklanınca yaşadığım yoksunluk sendromunu önce Hornet, sonra Tinder giderdi.

Dönem dönem karmaşık hisler beslediğim bu iki aplikasyona dair kim ne hissediyor acaba diye bir soruşturmaya girdim. Biraz da hiç okumadan imzaladığımız topluluk kurallarına bakınca ortaya bir hayli trajikomik bir manzara çıktı… 

Hornet: Dikkat arı (!)

Özellikle Grindr’ın yasaklanmasının ardından ülkemizde yaygınlaşan Hornet, kendisini “Dünyanın önde gelen gey sosyal ağlarından biri” olarak tanımlıyor. 2011’de kurulan Hornet, LGBTQ+ toplumu için “dijital bir ev” olduğu iddiasında. 25 milyona yakın üyesi olan aplikasyon bir yandan da LGBTİ+ aktivizmini savunduğunu söylüyor.

Peki Hornet’in Hizmet Şartları ne alemde? Türkçesi henüz olmayan Hizmet Şartları’ndan öne çıkan bazı başlıklar şöyle:

*Yaş sınırı: Birçok date aplikasyonunda olduğu gibi Hornet’te de kullanma yaşı 18. Ancak ülkenizde yetişkinlik yaşı 21 ise bu durumda 21. Hornet’i kullanarak yaşınızın yasal sınırın üstünde olduğunu beyan ediyorsunuz.

*Aplikasyonu kullanmaya başladığınız anda kabul ettiğiniz birtakım kurallar var. Bunlardan ilki Hornet’i kullanarak kimseyi “stalk” (sinsice takip) etmemek, taciz, tehdit, iftira, karalama ve dolandırıcılık da yasak.

Hornet’in Tinder’dan farkı; bir kişiyle konuşmaya başlamak için karşılıklı olarak birbirinizi beğenmeniz gerekmiyor. Aynı şekilde Hornet çok daha isabetli bir mesafe gösteriyor. Profilinde konum bilgisi açık kişilerin size kaç metre uzaklıkta olduğunu görebiliyorsunuz.

*Hornet’te de saldırgan ya da pornografik içerik yasak. Profilinizde saldırgan ya da pornografik içeriğe yer veremiyorsanız. Ancak yine Tinder’dan farklı olarak özel fotoğraflar bölümü var. Bu bölümde Hornet jargonuyla “xx fotolar” paylaşabiliyor, bunu istediğiniz insana açık hale getirebiliyorsunuz.

Aplikasyon bir dizi başka kural da getiriyor. Bu kuralların büyük bir çoğunluğu sosyal paylaşım sitelerinin rutin kuralları.

Öte yandan geçtiğimiz yıl Mısır’da polisin “eşcinsel avında” kullandığı temel araçlardan biri Hornet ve Grindr’dı. Eşcinselliğin suç kabul edildiği ülkelerde bu sitelerde fotoğrafınızın olması soruşturma geçirmenize yetebiliyor. Bir yandan cinsel ya da duygusal bir iletişim için özgürleştirici dijital alanlar sağlayan aplikasyonlar diğer yandan tehlike ve riskleri de barındırıyor.

Ve Hornet en büyük sınavını ise trans hakları konusunda ver(e)miyor. KaosGL.org Gökkuşağı Forumu yazarlarından Mercimek Ali, Hornet’teki aktivizm denemesini özetle şöyle anlatıyor:

“Günlerden 31 Mart’tı ve gün içinde zaten aklımın köşesinde duran “Trans Görünürlük Günü” bunun için iyi bir başlangıçtı. İnternetten bir trans bayrağı görseli aldım ve üstüne “31 Mart Trans Görünürlük Günü” yazıp Hornet’e yükledim.

“Ayrıca “Trans Cinayetleri Politiktir” ve “Nefrete İnat Yaşasın Hayat” görsellerini de ilkinin ardına sıraladım. İsmimi “Nefrete İnat!” yaptım ve başlık kısmına “LGBTİ+ olmak sizi aktivist yapar” diye not düştüm. Sonunda da hakkında bölümüne #TransGörünürlükGünü ve #TransVisibilityDay hashtaglerini koydum.

“5 dakika geçmedi ki bir mesaj geldi. Dedim yahu ne kadar etkili bir eylem biçimi hemen etkileşim aldık. Baktım ki mesaj Hornet’ten. “Hey!” diye beni azarlayarak girmiş konuya. Küçük bir sorun varmış. Yüklediğim genel fotoğraf ne yazık ki fotoğraf kurallarından birisine uymuyormuş, bu yüzden reddetmek zorunda kalmışlar. Vallahi yalan yok, cart diye silmişler 3 fotoğrafı da.” 

Tinder’ın ateşi kendine kadar!

Tinder, “dating app” denilen arkadaşlık, sohbet, buluşma, randevu, seks partneri bulmak ve daha birçok amaçla kullanılan uygulamaların son dönemde en yaygınlaşanlarından biri. Mantığı basit, Facebook hesabınızı bağlayarak veya telefon numaranızla bir hesap açıyorsunuz. Ardından kimlerle karşılaşmak istediğinizi belirtiyorsunuz. Önünüze başka profiller geliyor. Beğendiklerinizi sağa, beğenmediklerinizi sola kaydırıyorsunuz. Beğendiğiniz kişi de sizi beğenirse, Bingo! Artık iletişime geçebilirsiniz. Sonrası size kalmış…

Bu basit ve kapsayıcı görünen mantık acaba bu kadar sorunsuz işliyor mu? Her isteyen kendisini Tinder’da istediği gibi ifade edebiliyor mu?

Tinder, kullanıcılar kayıt olurken bir dizi topluluk kuralına uymalarını bekliyor. Kullanıcıların yapmayacakları şeylerden birisini şöyle açıklıyor: “Nefret söylemi, tehdit edici, cinsel olarak açık veya pornografik; şiddeti kışkırtan; çıplaklık ya da grafik şiddet veya nedensiz şiddet niteliğinde herhangi bir İçerik yayınlamak.”

“Çıplaklık ve cinsel içerik” başlığının detayları ise şöyle:

“Tinder sizin en provokatif altı fotoğrafınızla hava atmanız amacıyla kurulmamıştır. Cidden. Sizden saçınızı bir tarafa attırmanızı ve en iyi Pazar pozunuzu koymanızı istemiyoruz; sadece klas ve halka açık tüketim için uygun olun yeter. Çıplaklık, cinsel anlamlı içerik veya seks oyuncaklarına hayır. Eğer tanga tercih ediyorsanız, lütfen unutmayın tahrik edici pozlara Tinder?da izin yoktur. (Eğer Kamasutra pozu veriyorsanız, bu muhtemelen profil fotoğrafınız olmamalıdır.) Bu kuralları ihlal eden fotoğraflar muhtemelen silinecektir ve en ciddi kural ihlalleri hesabın kapanmasına neden olacaktır.”

Tinder, “tahrik edici pozların” yer almamasını, “klas ve halka açık tüketim için uygun olunmasını” istiyor. “Çıplaklık, cinsel anlamlı içerik veya seks oyuncaklarını” yasaklıyor.

Tinder’a kayıt olmak için iki yöntem var. Biri Facebook hesabınızı bağlamak, diğeri telefon numaranızla giriş. Facebook hesabı bağlandığında fotoğraflar ve Facebook’ta belirttiğiniz cinsiyet seçeneğini otomatik algılıyor. Telefon numarası ile girişte ise “Kadın”, “Erkek” cinsiyet seçenekleri dışında “genderqueer”, “trans kadın”, “trans erkek”, “nonbinary” gibi bir dizi seçenek de sunuyor. Ancak sizin aradığınız kişiler kimler sorusuna sadece 3 yanıt var: Erkek, kadın, erkek ve kadın. Aynı şekilde hangi aramalarda gözükeceğiniz sorusuna da iki yanıt verebiliyorsunuz sadece: Erkek veya kadın. Kaydolurken cinsiyet çeşitliliğini gözeten uygulama, tam da amacı olan birini bulmak olunca kullanıcıları iki cinsiyete hapsediyor. Sorun da burada başlıyor.

Tinder’da hesabı kapatılanlardan biri Janset Kalan. Janset’in Tinder’daki iki ayrı hesabı farklı zamanlarda kapatılmış. Gerekçe, şikâyet alması ve Tinder kurallarını ihlal etmesi. Hangi kuralın nasıl ihlal edildiği ise bilinmiyor. Janset, Tinder hesaplarının kapatılmasını şöyle anlatıyor:

“İlk olarak bir telefonumdaki Tinder hesabım kapatıldı. Daha doğrusu IP adresim banlandı. Telefon değiştirdiğimde yeni hesap açtım. O hesabı da en fazla üç ay kullanabildim. Onu da en sonunda banladılar. Tinder kurallarını ihlal ettiğimi, “Fake hesap” olduğunu iddia ettiler.

Janset, bu tarz arkadaşlık uygulamalarının trans kadınları dışladığını düşünüyor. Cinsiyet seçeneklerinin kapsayıcı olmamasını, seks işçiliğine kesinlikle karşı olmalarını eleştiriyor: “Bunlar sonuçta dating aplikasyonları. İnsanlar buluşsun, etsin diye varlar. Ancak söz konusu trans kadınlar olduğunda sürekli engeller çıkıyor.”

“Kadın seçeneğini işaretlemiştim. Eşleştiğim erkekler şikâyet etti. Bazıları ise trans kadın olduğumu fark edince eşleştirmeyi kaldırdı sadece. Bir kısmı fobik söylemlerde bulundu. Ve tabi bir kısmı da şikâyet edip engelledi. Nihayetinde Tinder benim hesabımı askıya aldı.”

Böyle anlatıyor Can Servi Tinder’da yaşadığı sorunları. Tinder kullanıcılara “kadın” ve “erkek” dışında seçenek sunsa da, aramalarda bu seçenek olmayınca şikâyetler çoğu zaman engellenme sebebi oluyor.

Enes Ka da hesabı engellenenlerden.

“Cinsiyetimi kadın yapmıştım. ‘Travesti fotoğraflarımı’ koymuştum. Eşleştiğim erkekler şikâyet etti. Tinder da hesabımı önce askıya aldı. Sonra sildi. Tekrar açtığımda laçovari fotoğraflarımı koydum. Sorun olmadı. Gacıvari halimin kapatılması üzdü ama laçovari halimi de sevdiğim için, akışkan olduğum için çok sorun olmadı.” 

Bitirirken…

Sosyal paylaşım siteleri, arkadaşlık uygulamaları “ifade özgürlüğü” iddiasıyla yola çıkıyor. Çoğunda nefret söylemine müsaade edilmiyor ancak bu müdahalenin sınırları “ahlak kurallarına” kadar uzanıyor. Kişilerin cinselliklerini, cinsiyet kimliklerini ifade edebilmelerinin önüne “müstehcenlik” engeli çıkıyor. İnternetin gerçekten özgürleştirici bir deneyim olabilmesi için ise bütün sosyal paylaşım uygulama ve sitelerinin topluluk kurallarını cinsiyet çeşitliliğini yansıtacak şekilde güncellemesi bir ihtiyaç olarak ortada duruyor…