AKP Popülizminin Üç Yüzü

G. Başbuğ

Sayı: 163, Sayfa: 50, 51

Kürtajdan kahkahaya varıncaya kadar… Beyoğlu’ndaki marjinaller kulaklarından tutulup fırlatılmadan önce… AKP popülizminin emareleri sayısız olmakla birlikte, gelin bunlardan üçüne birlikte göz atalım.

 

Neoliberalizmin can simidi popülizm, 90’lı yıllardan itibaren İslami sermayenin AKP ile siyasal istikrarı yakalamasıyla kendini gösterdi. 2001 finansal krizinin ardından yoksul halk kesiminin özlemlerine hitap etme ve toplumsal sınıf farklarını ortadan kaldırma işini üstlenerek halkın “gerçek” temsilcisini ve tek partiyi ön plana çıkardı. Öte yandan, iktidar bloğunu oluşturan sınıflar neoliberal projeleri gerçekleştirirken, hegemonik güç altında ezilen bağımlılara ise popülizmle avutulmak kaldı. Neoliberal popülizmin “hayırsever dayanışmacılığı” bağımlıların bir tür afyonu haline geldi. Klasik popülizmden farklı olarak neoliberal popülizm demokratik süreçlerden tamamen dışlamayı ve otoriterliğe mahkûm olmayı sağladı. Neoliberal popülizmin ideolojik referansını da sınıfsızlaştırma ve kutuplaştırma üstlendi. İktidarın bağımlılara seslenişinde hegemonya ve hiyerarşi hep hatırlatıldı. Lider ve tek parti tarafından üretilen siyaset bu çerçevede yeniden üretildi. Düşmanlar türetildi, onlarla kavga edildi. Eğitimden sağlığa verilen “hizmetleri” anlamayan ve ayak direyenlerse bir tek “ötekiler”di. AKP popülizminin emareleri sayısız olmakla birlikte, gelin bunlardan üçüne birlikte göz atalım.

Birinci özellik: “Kimlikte Muğlaklık”. Çoğunlukçu muhafazakâr demokratlık, İslamcı modernlik tanımları artık hiçbirimize yabancı değil. Ne var ki iktidar partisinin bu melez halinde öne çıkan ahlakçı tutum somut haliyle belki de bu tanımlamaların hepsinin önüne geçiyor. Yaşam tarzına müdahale ve mahalle baskısı ise bu tutumun başlıca araçlarını oluşturuyor. AKP’yi tanımlamadaki zorluk ise dikkatleri farklı yöne çekme çabası içindeki bu araçlara eşlik edince ortaya popülizmin alası çıkıyor. Otoriter bir tavırla desteklenen ve doğrudan bedenlere yönelik müdahaleler ve söylemler bu muğlaklığın sağladığı gücü pekiştirmeye yarıyor. Kürtajdan kahkahaya varıncaya kadar… Beyoğlu’ndaki marjinaller kulaklarından tutulup fırlatılmadan önce milletin değerlerine saldırmış olmaları yeterli görülüyor. Dikkat edecek olursanız bu açıklamada değerlerin sahibi belli fakat değerlerin ne olduğu ve atılacak yer belirsiz. Kimlikten söyleme muğlaklık ortada.

İkinci özellik: “Güçlü imajı”. Güç, popülist sağın başvurduğu en önemli referans olma özelliğine sahip. Siyasi gücün temel unsuru ekonomi malumunuz çatırdadı. Ülkede kriz yok diyenlere o zaman zabıtalar niye teftişte diye sormazlar mı? Üretime yatırım yapmak kısa vadede çözüm sunmayan ve popülizmin mayasında pek rastladığımız bir nitelik olduğuna göre gözler yine rant ekonomisine çevrili. Beyoğlu’nu temizleme işine gücün çatırdamasına engel olma potansiyeline sahip betona dayalı rant ekonomisinden bakarsak da haliyle durum daha net. Öte yandan demokratik ve katılımcı bir yerel yönetimden uzaklaşılması, güçlü başkana vurgu, iş çevreleriyle “al gülüm ver gülüm” ilişkisi de yine bu kategoride değerlendirilebilir. Velhasıl kelam, olay bir imaj ve bu imajın etrafında örülü ağ çalışmasından ibaret. Bu arada katılımcı yerel siyasetten dışlamalar ve ötelemelerden nasibini alanlardan biri tabii ki LGBTİ+’lar. Yerel yönetimlerde LGBTİ+’ların temsiline yönelik “Allah şaşırtmasın” tepkisi veya “seçimlerde biz eşcinsel aday göstermeyiz” sözüyle gücün alanı yine merkezdeki iktidarın saflarını sıkılaştırmaya yarıyor. Tabii kalan sağlar iktidarın cebinde kalıyor.

Üçüncü özellik: “Çelişkiler yumağı”. Çelişkisiz iktidar olur mu? Olmaz. Gelgelelim popülist iktidarların başat özelliğidir bu. Asıl kaynağını ilk özellikten almakla birlikte muğlaklığın zaman içinde çelişkiler yumağı halinde açığa çıktığını gösterir. Bu ileriki aşamada demokrasinin araç olduğu daha iyi anlaşılır, milliyetçilik ve muhafazakârlık koyulaşır. Yıllar geçse de üstünden o meşhur asla unutamadığımız “yasal güvenceye kavuşturma” meselesi. Nereden nereye… İnsani olmayan muamelelere maruz kalanlar kulaklarının yerinde olup olmadığına bir daha baksınlar. Çoğunlukçu, tekçi popülizm sınırlarını epey genişletmiş değil mi? Aman dikkat, bu açıklamalara alıştırıldığını düşünenler bu tarz siyasetin kurbanı olmuş olabilirler. Yinelemekte fayda var: alışmadık, alışmayacağız! Peki, sağ gösterip sol vurma hikâyeleri biter mi? Tabii ki hayır. 2015’te Onur Yürüyüşü’ne müdahale edilmeden önce dağıtılan seçim broşürlerindeki “onur yürüyüşü” vurgusunu hatırlamak dahi istemeyiz. Bütün bu samimiyetsizliklerin üstüne 2017 Mayıs’ında gerçekleşen Nato Zirvesi’ndeki first ladyler fotoğrafındaki memnuniyetsizlik ile ramazan iftarlarında Bülent Ersoy ile birlikte çekilen fotoğraflardaki gülümsemeler eklenince geriye bir tek “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” demek kalıyor. Biz artık kodlarını bildiğimiz AKP’ye hiç şaşırmıyoruz ve bu yıl Mis Sokak’ta “tüm coğrafya tek adamın iradesi altında sınırlandırılmışken bütün coşkumuzla ve enerjimizle buradayız” diyerek ve sınırlarımızı aşarak onları yine biz şaşırttık.

Kaynakça

Deniz Yıldırım, “AKP ve Neoliberal Popülizm”, AKP Kitabı: Bir Dönüşümün Bilançosu İçinde, Der: İlhan Uzgel, Bülent Duru, Phoenix, 2009, s. 66-107.

Yüksel Taşkın, “AKP’nin İkilemi: Post-Vesayet Toplumunda Çoğunlukçu-Tekçi Popülizm ve Sınırları”, Dipnot, 2013, s. 111-125.

http://www.diken.com.tr/yasakli-onur-yuruyusu-mis-sokakta-hicbir-yere-gitmiyoruz-sinirlari-asmaya-kararliyiz/

http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/siyaset/947611/Erdogan__Beyoglu_ndaki_marjinaller_rahat_durmazlarsa_kulaklarindan_tutar_firlatiriz.html

https://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/erdogandan-escinsel-aday-elestirisi-844129/

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/erdogandan-chpye-escinsel-kotasi-elestirisi-40639616

https://www.birgun.net/haber-detay/akp-ve-erdogan-a-secim-oncesi-lgbt-ikiyuzlulugu-elestirisi-82037.html

https://t24.com.tr/haber/basbakan-erdogan-escinsellerin-haklari-yasal-guvence-altina-alinmali,204994

https://www.haberturk.com/tv/dunya-hali/haber/1508502-dunya-bu-fotografi-konusuyor/2

https://www.dailysabah.com/politics/2016/06/20/transsexual-singer-bulent-ersoy-attends-iftar-dinner-hosted-by-president-erdogan