Çukuruma Beklerim Lubunya!

Tanju Tar?iz

Sayı: 164, Sayfa: 52-54

Kaos Jel televizyon sayısı yapıyormuş. Ayol televizyon kim siz kimsiniz? Diye soracaktım ama neyse ki benim kızımsılardan Yıldız Tv de kaosjelde çalışıyor. O yüzden eziklemeyeceğim. Bir de kızımsı bana mektup yazmış anne ne olur biraz kızın Ebru Merak’dan, Laçonya Çekiç’ten, Mert G’üzel’den bahset benden bahsetme diye ben de “hakikaten mi?” diye mail göndermek için posta kutumu açtım. Ay bu posta kutusunda çöp kutusu varmış bi de spam varmış. Sperm kutusuna baktım ayol yok yok oradan buradan reklamlar. Ayol tamam lokanta açmışsın, yok üçüncü kuşak yok yeni nesilmiş ayol insan garsonların fotoğrafını gönderir. Size öğretmiyorlar mı tat kadar sunum da önemli diye. Neyse mailime yanıt vermiş kızımsu ben de o yüzden bu sayıda ondan hiç bahsetmeyeceğim.

Şişko Umut Kaosjel.org a Çukur dizisini yazmış ay baktım blu tvde yok nextv de yok. Mecbur analog yayın için anten bağlatmayı bekleyecektim. Youtube’da var dediler. Ay orada ne göreyim bu bizim Yıldız tv, Umutsu ve sem sözlü tarih yapmışlar. Kaosjel ekibiyle zaten onlarla resimli tarih çalışması yapılmazdı malum malzeme ortada.

Umut geriden yazıyorum demiş. Malum geri yani minço bir lubunya için çok önemlidir. Lubunyalar lubunyası Başak Kuytu, “lubunyanın beyni, minçocu ve kalbi laçolar için atmalı” dememiş miydi.

En son söyleyeceğim, ilk başta söyleyeceğim böylece siz de mutlu olun. Yazının ana fikrini bulmak için çabalamayın boş yere. Çukur’un her bölümünde minçom naşlıyor. Ayol ne güzel mantiler var. Vücutlarıyla göz dolduruyorlar ki söyle esas oğlan gölgede kalıyor. “Ne yapacam o sarı pipiyi!” diyorsun. Ya da o koştursun ben Celasun, Vartolu, Emrah Komseri, Kemal’i, Metin’i ve son olarak ikinci sezonda eklenen Mahsun’u istiyorum diyorsun.

Bir de çok güzel diziye kendimi kaptırıyorum, olmak istediğim yerdeyim diye düşünüyorum ve kendimi ergen hayallerimin içinde buluyorum. Dünyada bir lubun varım. En güzel lubun benim çünkü başka yok zaten. Bir de en premses de benim ve herkes en beni istiyor ve ben verecek gibi oluyorum herkese her daim. Çünkü neden çünkü dizide şöyle rahat rahat yaşayan, cinsel yönelimini cinsiyet kimliğini saklamayan bir LGBTİ+ yok. Onlar zaten malumunuz hepsi Beyoğlu’nda Çukur’da kadınlar da erkekler de hep esas oğlan esas kızlar! (Bu kısmı dergi editör ekibinin zoruyla yazdım. Olup olmaması benim hiç umrumda değil ama ben mutsuz muyum değilim tabii ki…)

Yıldız Kızımsu ile birlikte izlemeye karar verdik. Ona hayatı öğretmek istedim. Bu yazıyı da birlikte yazdık. İtarikler onun cıvıklığından tercih ediyor.

Dizi izlerken bi anlamıyorum Selim ne ayak! Öyle mi böyle mi? Aktif mi pasif mi yoksa laçonya çekiş gibi çift dikiş mi? diye sormuş bulundum.

Anne aktif pasif devri kapandı. Laçonya- lubunya yok artık. Herkes çekiç gibi laçonya! Hatta artık eşcinsel biseksüel de yok herkes queer!

Kız dedim yoksa sende mi queersin! Ya da Ebru Meral, Laçonya Çekiç, Mert G’üzel de mi queer. Ben kime ne deyim ne yazıyım. Benim kızlarım queer oldu mu diyeceğim derken yardımıma Sarı Kız Aslı yetişti. Yıldız, Sarı kızdan öğrendiğini hemen bana satmasa olmaz. Ama Sarı Kız Aslı hemen bana “anne ben Yıldız Tar’ak şundan bahsettim, seni keklemesine izin verme” demişti neyse ki. Ben de kızımsu tamam herkes queer olabilir ama lezbiyen, gey, zırıl, pasif, laço olmadan ne zaman queer olduk dedim. Benim anladığım queer hem zırıl bir şey hem de laço vari bi şey.

Neyse kim Yıldız buradan yürümeyeceğini anladı. Hemen demez mi?

“Celasunu ben yedim.”, “Vartolu istedi vermedim”, “Yamaç’ın ki naşlamıyor”, “Komser Selim de doğan görünümlü şahin”   

Kız dedim ulaşamadığın koliyi mundar etme konusunda üstüne yok.

“Cumali hakkında bir şey söylemedim ama o dünya ahiret eniştem”

Kız dedim nereden enişten oluyor.

“Ebru Meral rüyasında görmüş”

Kız dedim 12 bölümdür ben görüyorum bir kere gelip elimi öpmedi. Nasıl enişten olmuş. Tabii Yıldız enişte kategorisini hemen verir. Vermez mi? Verecek ki rahat rahat eniştesine yürüsün. (Umutsu kızım, lütfen Cumali’nin adı geçiyor diye fotoğrafını kullanma. Pek madi adam. Hart hurt sizin gibi kaliteli bir dergiye yakışmıyor.)

Bu arada İdris Koçovalı da ilk bölümde Divayı dinlemesi hım aceba mı dedirtmedi değil. Ancak malum ben balomoz sevmem. Divamız da balomoz sevmez. Yıldız hayır işleri kapsamında koli vermişliği vardır ama beni tutmaz, o yüzden o konudan bu yazıda bahsetmek istemiyorum. (Umutsu İdris Koçovalı’nın fotoğrafını istersen kullan, balomoz seven okurlarımıza hitap etmiş oluruz. Sizi de okuyan varsa tabiii)

Yıldız hemen Şişko Umut’un yazısından göndermeler yapıyor. Neymiş Selim çıt kırıldımmış, annesi lubunyaya zulüm ediyormuş. Selim’in de en sevdiği şarkı “babamız bizi hiç sevmedi” imiş. Ay dedim banane bunlardan Selim beni tutmuyor! Koli vermem, süpet alıkmam… Ayrıca çok eski bir gönderme “kız gibi oğlan” bu mudur yani dedim…

Ay sonra anladım, lubunya koli kesip kesip öldürüyormuş! Kız bu kiminle koli kesmiş diye baktım. İki tane esmer yağız delikanlı. Beni but tutar. Bütün kızlarımı tutar.

Anne kız öyle deme, alıktığı Cemil’i evlendirirken hamam sahnesine o ayaklarını üst üste attığı sahnede, Cemil’in gerçek bir evlilik yapmayı beklersem çok beklerim” dediğinde Selim’in “olsun ben beklerim” dediği sahne beni geçmişe götürdü.

Kız dedim rüya görüyorsun yok öyle bir sahne. Hamamda laçolar oynuyor ben de girmek istemiştim. Gacı gibisin seni alamayız. Kadınlar saatinde gel demişlerdi de bozulmuştum dedim. Sonra izledim sahneyi evet saf lubunyam yok katil, yok ailesini satmış vs. ne olmuş yani lubunya lubunyalığını yaşayamadıktan sonra madilik alıkması haktır. Evet öyle bir diyalog var ama Şişko Umut ile Yıldız Tv’den başka kaç kişi duydu, izledi ve anladı bilemiyorum. Malum heteronormativite ekran görüntülerimizi de bozuyor! (kız aktivizm yaptım, benim gibi pasifist bile bir böyle lakırtılar alıktırdınız ya. Yazıyı yayınlamazsanız kaosjel’de olay çıkartırırım, Umutsu’yun Çanakkale’den lubunyaları nasıl kovduğunu, Aylime’nin şişkoları nasıl çimdiklediğinden bahsederim.)

Yazımı bitirirken yazımın ana fikrine geri dönüyorum. Sunum her şeydir! Çukur’un yönetmelerine sadece Çukur’u değil çukurları dolduran Celasun’u, Vartolu’yu, Yamaç’ı (onun cehverleri gizli yerlerinde imiş baklavaların altında olduğu iddia ediliyor Laçonya Çekiç’in yalansıyım.), Emrah Komseri, Kemal’i, Meke’yi, Metin’i ve son olarak da Mahsun’un sunumları için teşekkür ediyoruz. Kızımsularımız adına.. (Umut’cum Tanju anne bu adamların çıplak fotoğraflarını yayınlamamızı istedi. Eğer çıplak olmazsa vucut hatları belli olsun lütfen yoksa madilik yapar.)

Okuyucumuz, sizler lubunya ilköğretimden mezun değilsiniz malum bu yazıda da giriş, gelişme sonuç bekliyorsunuz ama boş yere beklersiniz. Bir lubunyanın tutarlığı olduğu tek konu similyadır. O yüzden bu yazıda ay ben anlamadım, ay ne yazmış gibi yorumlarınızı editor@kaosgl.org adresine göndermeden önce bu yazının aslında bir lubunya ölçer olduğunu hatırlatmak isterim. Aynaya bakın eğer kendinizde bir Celasun ya da Vartolu Sadettin cehveri görüyorsunuz tanjutariz@gmail.com yazın.