Tarihin İçinden Bugüne Uzanan Kültür: “Two Spirit Identity” ve LGBTİQ2

Çeviren: Eren Turan

Sayı: 167, Sayfa: 40-44

Kuzey Amerika’da ve yavaş yavaş dünyada kullanımı artmakta olan LGBTİQ2 kısaltmasını bu yazıda inceleyeceğiz. 

Sandra Laframboise ve Michael Anhorn’ın kaleme aldığı makaleden yararlanarak oluşturulan bu yazıda, LGBTİQ2+ ’daki ‘2’nin ardında bulunan “Two Spirit Identity”yi antropolojik ve kültürel açıdan ele almaya çalıştık. 

Bu kavramın kullanılması, Amerika Yerli halklar için farklı kimliklerin değerlerini ve farklı bireylerin topluma sağlayabileceği katkıları anlama yoludur. Bu terim Yerliler ve gruplar arasında bir kimlik ve birlik duygusu verir, çünkü genel olarak sosyo-kültürel, tarihi ve manevi bağlamları toplumsal cinsiyet, cinsellik ve kimlik ile birleştirir. 

Yazıyı okurken, tarihsel bir süreçten bahsettiğini hatırlamakta; “kadın”, “erkek” ikiliği ve keskinliğini kültürel ve tarihi koşullar perspektifinden ele almamızda fayda olacaktır. Kavramın bugün kullanıldığı haliyle şekillenmesinin altında her ne kadar ikili bir cinsiyet algısı olsa da, modern zamanlarda bu durum da dönüşüme uğramış ve yeni bir zeminde tanımlanmaya başlanmıştır. Bu kavramların kendisini tartışmak ve kültürel kodlarıyla, tarihteki işlevlerini incelemek de başka bir yazının konusu olabilecek kadar kapsamlı bir alandır.

Two Spirit (İki Ruh) Kavramı Nereden Geliyor?

Two Spirit olarak kullanımda olan iki ruhlu kimlik, araştırmacıların Amerikan Yerlileri’ne ait en eski keşiflerinden bazılarında tespit ettiği bir geleneğe işaret etmektedir. Birçok kanıt, yerli halkın sömürgecilikten önce cinsiyetler arası akışkan ve değişken rollerin varlığına işaret etmekte. Böyle cinsiyetler arası kimlikler, Kuzey Amerika’daki 155’ten fazla kabilede belgelenmektedir. (Roscoe 1988). 

“Atalarımız bize, fazlasıyla yetenekli olan insanları anlatır, zira onlar iki ruh taşıyorlardı, erkek ve dişi ruhlar. Kadınlar, aşiret savaşı yapıp diğer kadınlarla evlenirken, erkeklerin de diğer erkeklerle evlendiği söylenir. Bu kişiler, birçok durumda üçüncü ve dördüncü cinsiyet olarak görülüyorlardı ve hemen hemen tüm kültürlerde onurlandırılıp saygı görüyorlardı. Kadim kültürümüzün ve topluluklarımızın temel bileşenleri olarak görüldüler. Bu, bizim güç kaynağımız olduğu gibi aynı zamanda yol gösterici gücümüzdür.” 

Bu yazıda, iki ruhlu kimlik kültürünün geçmişiyle ilgili bildiklerimizi araştırırken, bunu şu an yaşadığımız deneyimlerle de karşılaştırmaya çalışacağız. 

İki ruhlu insanlar ve rolleri hakkındaki tartışmamıza başlamadan önce, burada kullanılan terminolojiyi tartışmak için biraz zaman ayırmak yerinde olacaktır. İki-ruh terimi, Amerikan Yerlileri’nin geleneklerindeki cinsiyetteki değişken/akışkan kavramları ifade eder. Kuzey Amerika’yı ilk keşfedenler, bu kavramı berdache*[1] olarak nitelendirdi. Yerli Amerikan halkı bu duruma iki ruh demeyi tercih ederken, Amerikan yerlilerini sömürge haline getiren kâşifler tarafından kendilerine berdache sözcüğü kullanmaları dayatıldı.  

Tarih İçinden “İki Ruh” 

Çoğu kabile, “iki ruhlu” kimliklerin bilincine ve farkındalığına sahipti. Çeşitli kabileleri incelerken, bulduğumuz terimlerin bolluğu, Amerikan Yerlilerinin akışkan cinsiyetli insanlara aşinalığını ispat ediyordu. Burada belirtilmesi gereken şey, Yerlilerin kullandığı dillerde, bu durumun cinsel yönelimden daha farklı bir anlamda kullandığıdır.  

Birçok kabile, çocukların doğdukları cinsiyete dair beklenenden farklı bir davranış sergilemeleri durumunda, hissettikleri ve oldukları gibi yaşamlarını sürdürmeleri için düzenledikleri ritüeller vardı. Bu ritüeller, onların inanışları içinde çocuğun gerçekten de iki ruhlu olmasını sağlıyordu. Ebeveynler, bir oğlan çocuğunun “erkeksi” oyunlarda ya da erkeklerin yaptığı işlere ilgisiz olduğunu fark ettiğinde, çocuğun eğilimlerinin hangi yönde ilerleyeceğini belirlemek için bir tören düzenlerlerdi. Çalılıklardan bir oyuk oluştururlar ve ortasına hem erkeğin yayını hem de kadının sepetini yerleştirirlerdi, tabi bu imgeler tamamen kültürel olarak kabul görülen imgelerden ibaretti. Çocuğa bu oyuğun içine girmesi ve bir şeyi dışarı çıkarması söylenir, daha sonra da çocuk içerideyken oyuğun etrafı ateşe verilirdi. Kabiledekiler, çocuğun içeriden kaçarken beraberinde ne getirdiğine bakardı ve çocuk içeriden toplumsal cinsiyete uygun kabul görülen eşyalardan birini getirmezse bir “berdache” olarak kabul ederlerdi (Roscoe, 1988). 

Bir başka ritüel de, genellikle çocuk dokuz ve on iki yaşları arasındayken, çocuğun iki ruhlu doğasını tanımlamaya yardımcı olan, çocuğa haber vermeden, tüm kabilenin yanı sıra uzakta yaşayan dostları ve akrabaları da içeren bir koro oluşturulurdu. Tören günü herkes burada toplanır ve örneğin bir oğlan çocuğu dairenin ortasına yönlendirilirdi. Eğer çocuk merkezde kaldıysa, kalabalığın içinde saklanan şarkıcı, ritüel şarkıları söylemeye başlar ve çocuğun kaderinde iki ruhlu yolu izlemek varsa, çocuk ‘kadın’ kıyafetleri içinde dans etmeye başlardı. Dördüncü şarkıdan sonra çocuk, iki ruhlu bir insan ilan edilir ve ondan sonra bu duruma uygun şekilde büyütülürdü.

Bu ritüeller, kişinin iki ruhlu olup olmadığını ortaya çıkarır ve genç erkeklere, erkeklerin yaptığı işlere ek olarak, kadınların işlerini yapmaları öğretilirdi. Benzer ritüeller kadınlar için de uygulanırdı. Her cinsiyetten çocuklar, genellikle kendileri gibi iki ruhlu şifacılarla zaman geçirirdi. Hepsinden önemlisi, çocuklukları kabilenin tamamı tarafından kabul ve güzellikle karşılanırdı. Çok cinsiyetli yetişkin insanların genellikle lider insanlar olduğu varsayılmıştır tarih içinde. Zira bir beden içerisinde hem erkeklik hem de kadınlık barındırdıkları için, biyolojik olarak hem kadın hem de erkek gözüyle “gördükleri” biliniyordu. Yaşamın herhangi bir alanında olağanüstü şeyler başarmışlarsa, bunu yapma gücüne ve yetkisine sahip oldukları varsayılmış ve bu nedenle sorgulanmamışlardı. 

İki ruhlu kişinin, kabilesinin iki ruhlu cinsiyet normları içinde davranması bekleniyordu. Tarihsel belgelerin tamamında, iki ruhlu yolda ilerleyenler için, rollerinin normları, algılanış biçimleri, dönüşümleri ve akışkanlıklarının farklılıklar gösterdiğini, fakat genellikle ayrımcılığa uğramadıklarını ve takdir edildiklerini görüyoruz.  

Amerikan Yerlileri’nin kültürlerindeki toplumsal cinsiyet çeşitliliğinin ve cinselliğin, cinsiyet rolleri üzerindeki icrasını nasıl etkilediğini anlamaya başladığımızda, sömürge dönemi öncesi orijinal ritüellere geri dönmemiz gerekiyor. Tartışmaya açık bir şekilde, kültür statik değildir ve bu nedenle yaşamın tüm deneyimlerini geliştirir ve birleştirir. Haliyle, bugün İki Ruhlu gelenekleri geri kazanmanın modern gidişatı, cinsel yönelimi ve cinsel kimliği içerir.

Günümüz Bakış Açısı 

Zamanla değişen politik ve toplumsal düşünce biçimleriyle, iki ruhlu toplulukların varlığı sistematik olarak reddedildi ve yerli kimliklerine yabancılaştırıldılar. Sonuç olarak, iki ruhlu insanlar genellikle “sapkın”, geleneklerden uzak ya da “güvenilmez” olarak görüldü ve iki ruhlu insanlar toplumdaki yerleriyle birlikte itibarlarını yitirdiler. Zulüm, kilise tarafından başlatıldı ve kilisenin uygun gördüğü ahlaki kurallara dayanmayan davranışları yok etme girişimi başladı.  

Amerikan Yerlileri ve ritüellerinin hem kilise hem de hükümet tarafından yok edilme girişimi, akışkan cinsiyete sahip kişileri tanımlayan ve onurlandıranlar da dahil olmak üzere birçok ritüelin unutulmasıyla sonuçlandı. Bazı istisnalar hariç, artık yerli kültürde akışkan cinsiyet rollerine sahip kişiler görünür değiller. Kabileler iki ruhlu öğretiyi unuttular ve eski iki ruhlu yöntemlerin çoğu artık uygulanmıyor. Bunun yerine, bu rol geçmişe ait bir hayalet veya “kirli” bir sır olarak boy gösteriyor. Hikâyeleri ve öğretileri bilen bilgeler, Residential Schools’larda (etnik azınlıkların asimilasyona uğradıkları okullar) yaşadıkları deneyimler ve diğer sömürgecilik biçimleri nedeniyle, onlar hakkında konuşmaktan genellikle çekiniyor. 

Günümüzde oldukça ciddi bir problem olan bu ayrımcı ideolojilerle yüzleşmeliyiz, çünkü iki ruh deneyiminin tam olarak ne olduğunu tanımlamak imkânsız artık. Bugün, çoğu insan bu tür kişilerin var olduğu konusunda hemfikir olmasına rağmen, bu kimliğin özellikleri çoğu zaman geçmişin gölgesi olmaya devam ediyor. Günümüzde, Queer Yerliler kendi topluluklarında homofobi ile karşı karşıya geliyor ve bu durumun görünürlüğü yok denebilecek kadar az. 

LGBTİQ2 Kullanıma Girmesi ve Yaygınlaşması 

1990 yılında Winnipeg şehrinde, Ontario’nun 2 Ruhlu İnsanları, Kanada Aborjin Aids ağı ve diğer eşcinsel yerli halklarının toplantısında, tüm akışkan cinsiyetli Kanadalı Yerli atalarının geçmişini onurlandırmak ve Yerli kimliklerini geri kazanmak amacıyla “İki Ruhlu İnsanlar” terimini benimseme kararı aldı.

Bu, Kanada’da iki ruhlu insanların modern hareketinin başlangıcı oldu. Aynı zamanda Yerli topluluklarının çok cinsiyetli Yerliler ve çeşitli cinsel yönelimler için eşcinsel, lezbiyen, biseksüel, transseksüel ve transvestite kelimelerini birleştirmeye başladığı yerdi. 

İki ruhlu insanların ve modern bağlamda yüz yıl önceki tören ritüellerinin yeniden ortaya çıkması, gelenekçiler ile kültürünü statik olarak görmeyenler arasında çok fazla çatışma yaşattı. Bugün bu nedenle, Queer Yerli Halkın topluluklarından kopmasına veya dışlanmalarına sebep olabilse de, özgürlük yolundaki önemli adımlardan biridir. 

Bu kavramın kullanılması, Amerika Yerli halklar için farklı kimliklerin değerlerini ve farklı bireylerin topluma sağlayabileceği katkıları anlama yoludur. Bu terim Yerli bireyler ve gruplar arasında bir kimlik ve birlik duygusu verir, çünkü genel olarak sosyo-kültürel, tarihi ve manevi bağlamları toplumsal cinsiyet, cinsellik ve kimlik ile birleştirir.

 

 


[1] Kadınlar tarafından yetiştirilip onların toplumsal rollerini benimseyip, yerlilere ait törenle başka bir erkekle evlendirilen Amerikan Yerlisi erkeklere verilen isim.